Küçükalioğlu Şeceresi (1840-2021) bedava oku

tarafından
8
Küçükalioğlu Şeceresi (1840-2021) bedava oku

Küçükalioğlu Şeceresi (1840-2021)
Çocukluk idrakimle hatırlayabildiğim kadarıyla 7-8 yaşlarındayım. Amcam Hayrettin Küçükali ile İstanbul’dan Sürmene’ye gidiyoruz. Yolun tam ortalarında Osmancık diye bir yerde duruyoruz. Burada ben yaşlarda Osman isminde bir çocuğun yaşadığını düşünüyorum. Besbelli küçük olduğu için Osmancık demişler. Büyük olsa Osman derlerdi diye akıl yürütüyorum. Burada Harun isminde bir akrabamız olduğundan bahsediyor amcam. O zaten uzak ya da yakın akrabalık ilişkilerine çok dikkat eder, herkesi tanır, herkes de onu tanır. Akşam olmaya yakın Harun amcaların evine girdiğimizi hatırlıyorum. Belki o akşamı orada geçirmiş bile olabiliriz. Akşam yemek yendikten sonra çaylar geliyor ve amcam yanında getirdiği bugün A5 boya tekabül ettiğini öğrendiğim kareli eski bir defteri çıkarıp; babanın adı nedir, amcalarının adları nedir, amcaoğullarının adları nedir gibi sorular soruyor. Aldığı cevapları bu küçük deftere not ediyor. Birbirine bağlanan oklarla baba oğul ilişkilerini gösteriyor. Çaylar içilip gece yaklaşınca konu kapanıyor ve defter tekrar çantaya koyuluyor. O anda benim için hiçbir şey ifade etmeyen bu sahne, bugün dahi zihnimde adeta film gibi canlı duruyor. Bu küçük hatıra zihnimde öyle bir yer etmiş olmalı ki bu hatıranın peşinden elinizdeki esere kadar geldim.